Maraton koşusu gibi bir rol: Aksan ve dönüşümler

Maraton koşusu gibi bir rol: Aksan ve dönüşümler

Kaynarca, Lefter gibi tarihi bir figürü canlandırmanın heyecan verici olduğu kadar zorlu bir maraton olduğunu belirtti. Filmde Lefter’in çok uzun bir yaşam kesitini aktardıklarını vurgulayan Kaynarca, “Rolü almak büyük bir onur, ancak sonrasında bunun hakkını verebilmek için çok sayıda parametre üzerinde çalışmak gerekti. Lefter’in gençliğinden olgunluğuna kadar nasıl değiştiğini incelemek benim için yoğun bir mücadeleydi” dedi.

Özellikle aksan ve konuşma tarzı konusunda zorluklar yaşadığını belirten Kaynarca, gençlik dönemine ait çok az video ve belge olmasının işini güçleştirdiğini söyledi. Lefter’in Rum kökenli olmasına rağmen Diyarbakır’da askerlik yapması ve Türkiye’nin farklı kültürleriyle iç içe büyümesi nedeniyle, ağır bir Rum aksanından başlayarak zamanla seyrelen, İstanbul Türkçesi ve Anadolu’dan izler taşıyan organik bir konuşma biçimi yaratmaya çalıştığını aktardı.

Futbol sahneleri için 5 aylık profesyonel idman

Futbol sahneleri için 5 aylık profesyonel idman

Futbol sahnelerinin kendisi için “harika ve müthiş bir deneyim” olduğunu dile getiren Erdem Kaynarca, rolüne hazırlanmak için gösterdiği büyük çabayı anlattı. Filmden önce 1,5-2 ay, çekimler sırasında da 3 ay olmak üzere toplamda 5 ay boyunca her gün futbol çalıştığını ifade etti. Fenerbahçe altyapısından Mehmet Hacıoğlu (Bulgar Mehmet) gibi değerli hocalarla çalıştığını, hatta Taksim Spor’un profesyonel futbolcularıyla birlikte antrenmanlara katıldığını belirtti.

Dereağzı Tesisleri’nde kendisine ayrılan alanda günde 4 saat idman yaptığını belirten Kaynarca, “Evde kendi kendime kedileri, buzdolabını ve eşyaları çalımladım” diyerek antrenmanlarına ne kadar odaklandığını esprili bir dille ifade etti. Sakatlanma riskine rağmen dublörlerin yapması gereken birçok sahneyi kendisinin çekmek istediğini ve bu süreci büyük bir keyif alarak tamamladığını söyledi.

6-7 Eylül ve aidiyet mücadelesi: Lefter'in dip ve tepe noktaları

6-7 Eylül ve aidiyet mücadelesi: Lefter’in dip ve tepe noktaları

Lefter’in hayat hikayesinde kendisini en çok etkileyen anların, futbolcunun var olma ve aidiyet mücadelesini temsil eden derin olaylar olduğunu söyleyen Kaynarca, “Lefter’in çok fazla dip noktası ve tepe noktası var. Attığı bir gol bile sadece bir skor değil, bir anlam taşıyor” dedi. Özellikle annesi ve babasıyla vedalaşma sahneleri, Türkiye-Yunanistan maçı ve 6-7 Eylül olayları gibi anların kendisi için özel bir önemi olduğunu vurguladı.

Oyuncu, “Böyle bir dönemde Lefter’in hikayesi sizce neyin altını çiziyor?” sorusuna karşılık olarak, Lefter’in bize hoşgörü, kabullenme ve koşulsuz beraber yaşama duygusunu hatırlattığını söyledi. “Ne yaşarsak yaşayalım, yarın yine kardeş olarak uyanacağız. Hepimiz bu ülke sınırları içerisinde uyanacağız. Birlikte olmaktan başka bir çaremiz yok. Lefter bize bunu anlatıyor,” ifadeleriyle birleştirici mesajlar verdi.

Günümüzün yıldızlarıyla kıyaslama: “Lefter, Alex’in hızlı koşanıydı”

Lefter’in teknik ve karakter özelliklerini günümüzün başarılı futbolcularıyla kıyaslayan Erdem Kaynarca, çarpıcı benzetmelerde bulundu. Kaynarca, “Lefter’in Arda Güler’e yakın bir tekniği olduğunu düşünüyorum. Arda Turan gibi inatçı olduğunu düşünüyorum. Kenan Yıldız gibi patlayıcı bir özelliği olduğunu düşünüyorum” dedi. Lefter’in birçok iyi oyuncunun özelliklerini bünyesinde barındırdığını belirten Kaynarca, sözlerini “Alex’in hızlı koşabileni derdim belki de,” diyerek tamamladı.

Filmle birlikte futbol algısının da değiştiğini söyleyen Kaynarca, spora artık daha bütüncül bir bakış açısıyla yaklaştığını; futbolu ayakta tutan şeyin taraftarlar olduğunu ve sporu endüstriyel etkilerden koruyarak “ezeli rekabet, ebedi dostluk” ilkesine sarılmak gerektiğini vurguladı.