e
sv

Annelikten İlham Alan Bir Marka; Baby Pars!

16 Okunma — 26 Kasım 2025 02:16
avatar

admin

  • e0

    Mutlu

  • e0

    Eğlenmiş

  • e0

    Şaşırmış

  • e0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life’a konuk olan Nilüfer Balandı, annelik ve girişimciliği bir araya getirerek, kendi markası Baby Pars’ı yaratma yolculuğunu anlattı…

Oğlunun doğumuyla hayatına yeni bir yön veren Balandı, bebek tekstilindeki eksiklikleri fark ederek, annelerin ve çocukların ihtiyaçlarını derinlemesine anlayan bir marka tasarlamaya karar verdi. Hem iş dünyasında hem de özel hayatında dengeyi yakalamaya özen gösteren Balandı, başarıyı sadece ticari anlamda değil, aynı zamanda sevgiyle üretilen ürünlerin insanlara değer katması olarak tanımlıyor. Bu röportajda, Baby Pars’ın temellerini atarken karşılaştığı zorluklar, e-ticaret stratejileri ve markasını gelecekte nasıl daha da büyütmeyi planladığına dair samimi bir bakış açısı bulacaksınız. İyi okumalar dileriz.

Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? Nilüfer Balandı kimdir?  Hem iş dünyasındaki rolünüz hem de kişisel yönünüzle kendinizi nasıl tanımlarsınız?

1987 yılında Ankara’da doğdum. Evliyim ve bir oğlum var. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Turizm İşletmeciliği bölümünde lisans eğitimi aldım. Üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra Kanada’da ‘Service Excellence For Business’ adına bir eğitim programına katıldım.  Aldığım bu eğitimler kapsamında Ankara’da turizm alanında uzun bir süre çalıştım. Fakat oğlum dünyaya geldikten sonra çalışma hayatına ara verdim. Kısa bir süre önce bebek ve çocuk ürünleri üzerine bir e -ticaret firması kurarak, tamamen farklı bir sektörde kendi markamla tekrar çalışma hayatına geri döndüm.

Baby Pars markasının kurucusuyum. Annelerin ve çocukların hayatına hem konfor hem de şıklık katmayı hedefleyen bir girişimci olarak bebek ve çocuk tekstil alanında kaliteyi ve zarafeti bir araya getiriyorum. Markamı kurarken en büyük ilham kaynağım anneliğin içgüdüsü, sevgi dolu emeği ve en iyisini isteme duygusu oldu. Bugün Baby Pars sade ama özenli tasarımları ve güvenli kumaşları ile birçok annenin tercihi haline geldi. Benim için başarı, sadece ticari bir kavram değil, sevgiyle ve emekle üretilenin insanlara değer katmasıdır.

Baby Pars markası nasıl doğdu? Bu yolculukta sizi girişimciliğe iten temel motivasyon neydi?

Baby Pars markasının doğuşundaki en temel etken oğlum. Bir anne olarak çocuğum için güvenilir, kaliteli ve sağlıklı ürünler ararken aslında birçok annenin de aynı ihtiyaçları taşıdığını farkettim. Baby Pars bu farkındalıktan doğdu. Satışa sunduğumuz her parçada bir annenin sevgisi ve özeni var. Oğlum dünyaya geldikten sonra ona özenle seçtiğim tüm kıyafetler ve ürünler benim için çok önemliydi ve hep onun için en iyisini seçmeliydim, bu konuda çok hassas davranıyordum. Sonra kendi kendime ‘neden bu hassasiyetimi ve heyecanımı diğer annelerle paylaşmıyorum ki?’ diye düşündüm ve hemen araştırmaya koyuldum sonrasında böyle şirin bir marka ortaya çıktı.

Tekstil sektöründe, özellikle anne & bebek ürünlerine yönelme kararınızın arkasında nasıl bir ihtiyaç veya gözlem yatıyor?

Aslında bu yönelimin temelinde tamamen annelik duygusu yatıyor diyebilirim. Anne olduktan sonra, piyasadaki ürünlere hem bir tüketici hem de bir anne gözüyle bakmaya başladım. Birçok üründe kalite, konfor ve estetik aynı anda bulunmuyordu. Kimi kumaşlar hassas ciltler için yeterince uygun değildi, kiminde ise tasarım çocukların rahat hareket etmesine izin vermiyordu. Bu durum beni ‘kendi idealimi yaratmalıyım’ düşüncesine yöneltti. Baby Pars’ın çıkış noktası tam da buydu. Annelerin içini rahatlatan, bebeklerin konforunu önemseyen, şık ama sade ürünler üretmek. Ayrıca bebek tekstil sektöründe uzun yıllardır süregelen bir eksikliği de farkettim; annelerin gerçekten empatiyle düşünülerek tasarlanmış markalara ihtiyacı var. Baby Pars bu ihtiyaçlara yanıt vermek ve sevgiyle üretilen ürünlerin fark yaratabileceğini göstermek için doğdu.

Girişimcilik serüveniniz boyunca karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bu süreci nasıl yönettiniz?

Her girişim gibi Baby Pars’ın yolculuğu da kolay başlamadı. En büyük zorluk her şeyi sıfırdan inşa ederken hem üretim süreçlerini hem de marka kimliğini kendi değerlerimle uyumlu hale getirmekti. Bir yandan doğru tedarikçiler bulmak, kumaş kalitesinden emin olmak ve tüm süreçleri titizlikle yönetmek gerekiyordu. Ama belki de en zoru sabırla ve istikrarla ilerlemek. Çünkü bu işte hemen sonuç almak mümkün değil. Gerçek bir marka oluşturmak zamanla kazanılan bir güvendir. Bu doğrultuda birkaç farklı bebek markalarıyla çalıştık fakat şimdi kendi ürünlerimizi üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Kendi markamız altında ürettiğimiz ürünlerde hassasiyeti ve güvenilirliği en üst seviyede tutmak bu zorlu yolda atılan en önemli adımlardan biri.

E-ticaretin dinamik yapısında markanızı öne çıkaran temel stratejileriniz nelerdir?

E-ticaret çok hızlı değişen bir alan, bu yüzden en önemli stratejim samimiyet ve güveni dijitalde de hissettirebilmek oldu. Baby Pars olarak amacımız sadece ürün satmak değil, annelere güzel bir deneyim sunmak istiyoruz. Müşterilerimizle amacımız bağ kurmak. Her paylaşımda, her kargoda kısacası her detayda o anne dokunuşunu hissettirmek bizim farkımız.

E-ticarette markamızı öne çıkaran en önemli konu bu markanın bir annenin kalbinden doğmuş olması. Bu nedenle, bir annenin tüm kaygılarını ve hassasiyetlerini anlayarak, %100 pamuklu, bebek ve çocukların tenine zarar vermeyen, hiçbir şekilde kanserojen madde içermeyen sağlıklı ve gerçekten annelerin işlerine yarayacak ‘neden buna bu kadar para verdim’ düşüncesi yaratmayan ürünlerin üretimini ve satışını yapıyoruz. Bu da e-ticaret ortamında müşterilerimize güvenli bir markadan alışveriş yapma imkanı sunuyor.

Dijital dünyada sürdürebilir başarı için üç unsur çok önemli; Kalite, güvenirlilik ve istikrar. Ayrıca müşterilerle iletişim kurabilmek ve onların geri bildirimlerine kulak vermek çok önemli. Biz de bu konulara önemle ve titizlikle yaklaşıyoruz.

İş yaşamınız ile annelik ya da özel hayatınız arasında denge kurmak adına benimsediğiniz bir rutin ya da prensip var mı?

Ben rutinleri çok severim. Benim bir gün içerisinde neler yapacağım hep planlıdır, rutinlerim vardır. Kendime ayırdığım küçük anlar en büyük ilham kaynağım. İyi bir anne, iyi bir eş ve iyi bir girişimci olmak için kendini unutmamak gerekir. Kendime küçük rutinler oluşturmak; sabah yürüyüşleri, spor, güzel bir kahve molası, ailemle geçirdiğim kaliteli vakit beni hem dinlendiriyor hem de motive ediyor. Ayrıca gününüzü doğru bir şekilde planladığınız zaman ve bunları bir rutin haline getirip, prensipli bir şekilde bu plana uyduğunuz zaman çok dağılmadan her işinizi yapabiliyorsunuz. Başarı; hem anne hem girişimci olarak iç huzurunu koruyabilmektedir.

Baby Pars ve Nilüfer Balandı markası adına gelecekte sizi en çok heyecanlandıran hedefler ve projeler neler?

Benim için kendi markamı kurmak bir hayaldi ve bunu gerçekleştirdim, şimdide marka bilinirliği oluşturmak için çabalıyorum. Geleceğe dair en büyük heyecanım, bu hayali daha fazla anne ve bebeğe ulaştırmak. Ürün yelpazemizi genişletmek. Ayrıca Baby Pars’ı bir ‘anne topluluğu’ haline getirmek, sadece alışveriş değil, paylaşım, dayanışma ve ilham alanı yaratmak. ‘Bir annenin yüzündeki gülümseme ve bir bebeğin konforu…’ işte beni en çok heyecanlandıran şey bu.

Beni cesaretlendirerek, yolculuğum süresince her zaman yanımda olan ve desteklerini hiç esirgemeyen sevgili eşime ve bana ilham kaynağı olan oğluma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

Annelikten İlham Alan Bir Marka; Baby Pars!

chicago-heating-repair.com bonus verabetgiris.co verabettgiris.com